Deneysel Öğrenme Teorisi: Yaparak Öğrenmek

Birisine araba sürmeyi öğretmek istediğinizi varsayalım. Programının eğitim tasarımcısı olarak ağır bir ders kitabı —belki arabanın kullanım kılavuzu—ile birlikte trafik kanunları hakkında bir broşür vermeyi seçebilirsiniz. Öğrencinizi okuma materyalinin içeriği hakkında sınavdan geçirebilir ve tüm sorulara doğru cevap verebildiğini görebilirsiniz. Öyleyse ona A verin ve anahtarları teslim edin. Fakat arabaya geçtiğinde, şaşkına dönecektir. Ne de olsa, kontağı şimdiye kadar hiç çevirmedi.

Belki de daha iyi bir model öğrencinin başından beri arabaya binmesini sağlamak olacaktır, sakin bir mahallede araba sürme alıştırması yapması, vites değiştirmesi ve boş bir sokakta park çalışması yaptırmak. Öğrenci kas hafızasını kitaptan öğrendiği kavramlar ile koordine edebilir hale gelir: bu direksiyona nasıl hakim olduğunuzdur, kör noktanızı kontrol etmenizin ne kadar sürdüğüdür.

Öğreniciye pratik deneyim sunduğu için, ikinci yönteme deneysel öğrenim denilmekte ve pek çok kişi bunun yeni konseptlerin etkin bir şekilde ulaştırılmasının en iyi yolu olduğunu söylemektedir. Deneysel öğrenimin yardımcı olduğu tek konu araba sürmek değildir, çatışma yönetimi, müşteri hizmetleri ve sağlık hizmetleri uygulamaları gibi pek çok işbaşında becerinin mükemmelleştirilebilmesi için pratiğinin yapılması zorunludur.

Dört parçalı bir model

Öğrenme teorisyeni David A. Kolb aşağıda yer alan dört parçalı deneysel öğrenim prosesi modelini geliştirmiştir:

Örneğin, yukarıdaki senaryoda, öğrenci dur işaretinde frene basmıştır (YAP). Düşündükten (ve küçük bir boyun travmasından) sonra, frene çok sert bastığını fark etmiştir (GÖZLE). Öyleyse bir dahaki sefere neyi farklı yapabileceği hakkında düşünmüştür (DÜŞÜN) ve bir sonraki tabelada, daha az basınç uygulamış ve daha yumuşak şekilde durmuştur (PLANLA). Yeni sürücünün mutedil ve etkili şekilde durabilmesi zihninde deneyim ile eksiksiz şekilde yerleşmiştir —refleks olma yolundadır.

Deneysel e-Öğrenme

Kendinize sorabileceğiniz bir soru şöyledir: deneysel öğrenme e-Öğrenme ortamına nasıl çevrilebilir?

Bir örnek öğrencilere karar verme ve sonuçları görme imkanı sunan vaka bazlı senaryolardır. Pek çok sağlık eğitimi fırsatında bu gibi araçlar sunularak öğrencilere sanal hastaların sorularına farklı cevaplar vermeyi deneme ve güvenli ve risksiz bir ortamda klinik tanı kararlar verme imkanı verilmektedir. Burada Kolb’un deneysel öğrenim etaplarından dördünün birden internet kursunuz veya eğitiminizde uygulamaya konulması için fırsat yaratılmasının bazı ipuçları vardır:

Yap

Öğrenciler video izleyip interaktif bir araç vasıtasıyla karar aldı mı? Örneklerin arasında sinirli bir müşteriye verilecek yanıtın seçilmesi veya işbaşında (Yangın kaçış yolunun seçilmesi gibi) bir acil durumun nasıl ele alınacağına karar verilmesi yer alabilir. Deneysel öğrenme, öğrenicilerin bir şeyi “yeni başlayan zihni” deneyimini ilk kez yaşamasını sağlamak olduğu için, onlara deneyimi yaşamalarından önce bağlamı sunmayı istemeyebilirsiniz. Açıklayıcı metni atlayın ve onları doğrudan sürücü koltuğuna oturtun.

Gözle

Öğrenicilere neler olduğu hakkında açık uçlu bir yansıtıcı soru sunun (“Ne oldu? Hangi etkileri fark ettiniz?” gibi sorular en iyisidir). Bu sorular internet forumlarında, senkronize “sohbet” seanslarında ve bağımsız deneme yazısı cevaplarında tartışma için mükemmel bir malzeme sağlar (Bunlar ne sorularıdır).

Kaynak: Clarity Consultants


Bizden Haberdar Olun!

Ürün ve hizmetlerinden haberdar olmak için kayıt olabilirsiniz.

E-posta adresiniz başarıyla kaydedildi!

İletişimEsentepe Mah. Büyükdere Cad. Müselles Sk. Onur İş Merkezi No:1/1 K:6 Şişli-İstanbul (212) 267 53 73 info@anzera.com.tr